Adım Adım Brüksel Gezilecek Yerler

1
509

Brüksel gezilecek yerler deyince hemen anılar birbir gözümün önünden geçti. Haftalarımı geçirdiğim Brüksel, çok efsane bir atmosfere sahip. İsmi, cismi her şeyiyle farklı bir şehir. Brüksel görülecek yerler kısmından bahsederken sizlere birçok mekandan bahsedeceğim.

Öncelikle şunu bilmelisiniz ki yazın gittiğiniz zaman daha çok eğleneceksiniz şüphesiz. O yüzden kışın gittiğinizde “Nerede bu Grand Palace’deki bahçe” hüsranına uğrarsınız, tamda benim gibi.

Brükselde neler yapılır sorusununda bu yazıda cevabını bulabileceksiniz. Şimdi gelelim Brüksel’de gezilecek yerler sorusunun cevabına…

Grand Place ve Çevresi

grand-place

Sosyal yaşamın, insanların toplanma noktasının ve tarihin gözle görülebilir efsane yapıtıdır Grand Place. Eskiden ticaretin merkezi, gösterilerin yapıldığı büyük meydan olarak kullanılan Grand Place, eski konumunu yitirmiş olsa da yinede günümüzde çok büyük öneme sahiptir. Aman gaza gelip hemen önündeki kafelerde çay – kahve yudumlayıp oturayım demeyin. Çok ama çok pahalı. Normalin 5 katı diyebilirim. Dünyanın her yerinden ziyaretçisi olan Brüksel’in yıldız yapıtı Grand Place’ye gidince mutlaka görmeniz gereken yapılar var:

  • Hotel De Ville: Grand Place’nin en eski yapısıdır. 15.Yüzyılda belediye binası olarak kullanılan bu yapıt % 80 civarında onarılıp, ziyaretçilerine kapısını açmıştır. Üstünde bulunan Aziz Mikail heykeliyle dikkatleri üzerine toplamaktadır.
  • Maison du Roi: Kral evi olarak bilinen bu büyük yapıt, 1870lerde inşa edilmiştir. Şehrin sembolleri arasında yer alan Mannekan Pis’in kostümlerinin sergilendiği müzeyi içerisinde barındırmaktadır.
  • Le Renard: 1695 Yılı Fransız işgaline kadar bir lonca olarak kullanılan bu yapıt, daha sonraları yeniden inşa edilip, onarıldı. İsmi olan Le Renard ismi, sembolize edilen tilkiden gelmektedir.
  • Le Kornet: Tekneciler loncası olarak kullanılan Le Kornet binası, deniz ve suyu temsil eden ilginç bir yapıya sahiptir.
  • Tapis De Fleurs: Yazıya başlarken belirttiğim üzere Ağustos ortasında açılan çiçek sergisinin bulunduğu kısımdır. Henüz ben denk gelemedim maalesef.
  • Everard’t Serclaes Heykeli: 1388 yılında hayatını kaybeden Everard’t Serclaes’i sembol eder. Maison du Roi binasının ilk sol caddesinde, faytonların olduğu kısımda kenarda bir yerde bulunuyor. Her geçen fotoğraf çeker ve hikayesini bilen al koluna dokunur ki, şans getirsin diye. Dokunmayı unutmayın!

Terbiyesiz mi terbiyesiz, Mannekan Pis!

Mannekan Pis, ortalığı umursamadan işeyen Belçika’nın sembolü haline gelmiş bir heykelcik. Heykelcik diyorum çünkü fotoğraflarını internetten araştırsan sanırsın 1 Metre kocaman bir şey. Alakası bile yok. Küçücük kol kadar, Grand Place’nin yakınında bulunan bir heykel. Etrafı demirlerle çevrili bu heykelcik, benden çok kıyafete sahip. Tamı tamına gardırobunda 800 kıyafeti bulunmaktadır. Zaman zaman özel günlere göre giydirilen bu çocuk, genel olarak çıplak durmayı seviyor. Sorarsanız ki, neden bu bu kadar ünlü, cevabım sizlere ” İnanın bilmiyorum.” olurdu herhalde. Çünkü böylesine küçük anlamsız işeyen bir çocuk, nasıl olurda Avrupa merkezi Brüksel’in sembolü haline gelebilir, anlam veremiyorum.

Yinede her gittiğimde Brüksel’e yeni fotosunu çekerim bu herifin. Son gittiğim zaman ( 2 Mayıs 2016 ) wafflemi aldım elime. Üzerine de dondurma koydurdum. Geçtim karşısına Mannekan Pis’in utanmasını bekledim. İnanın 5 dakika izledim, utanmadan işemeye devam etti. Bu kadarda olmaz ki! Buyrun buda benim fotom.

Bruksel-mannekan-pis

Galeries Royales de Saint-Hubert

1847 Yılında yapılmış olan bu büyük alışveriş pasajı, üst tarafında yer alan büyük camlarıyla ünlüdür. Her yer ışıl ışıl olmakla beraber girişinde birkaç gülle süslenmiştir. Çok güzel durmaktadır.

galeries-royales-de-saint-hubert

Biscuiterie Dandoy

Brüksel’in en iyi bisküvisini üreten Dandoy, 1829’dan beri hizmetini sürdürmektedir. Zaten yoldan geçerken denk gelirseniz, gözlerinizi karamel ve tarçınlı bisküvilerden ayıramayıp bakacaksınız ” O neeeydi gız” diye.

Musees Royaux des Beaux Arts

Kraliyet Güzel Sanat Müzesi olarak bilinen bu müze, Belçikalı insanların en çok gururlandığı yapıtlardan. Çoğunluğu Brüksel ve insanlarını temsil etse bile yinede başka yerlerden, başka türden insanları da temsil eden eserler bulunmaktadır.

İçerisine girdiğiniz zaman görmeniz gereken şeyler şunlar:

  • Otto’nun Adaleti: Karısının iftirasıyla birlikte bir adamı zina suçuyla idama yollaması tasvir edilir.
  • Yas: Çarmıhtan indirilen İsa’yı annesinin kollarındayken betimlenen bir eserdir.
  • İkaros’un Düşüşü: İkaros’un suda çırpınarak ölüşünü, alaycı bir şekilde tasvir eden eserdir.
  • Marat’ın Ölümü: Marat, bir kadın suikastçı  tarafından öldürülmüştür. Banyodaki son anlarını en gerçekçi şekilde anlatmaktadır.
  • Kral İçki İçiyor: 1640 tarihli resimde zevk ve sefa dolu Epifani ziyafeti anlatılmaktadır.

musees-royaux-des-beaux-arts

Atomium

Atomium, büyük bir demir yığını gibi görebileceğiniz bir kimya müzesidir. Işıklandırmalarıyla akşamları büyük bir gösteri şölenine dönüşen bu yapıt, Mini Europe’nin yanında bulunmaktadır. Giriş ücretleri yaşınıza göre değişebileceği gibi, özel günlerine ve kaç kişi gireceğinize göre de değişmektedir. Mutlaka görmeniz gereken yerlerden!

atomium

Mini Europe

Avrupa’nın en önemli şehirlerinin küçük maketlerinden oluşan bu şirin yapıt, sizler için eşsiz bir tecrübe olacak. Her şeyi bir anda görebileceğiniz şekilde tasarlanmış yoluyla birlikte, en ufak bir yapıyı bile kaçırmadan inceleyeceksiniz. Bina yanlarında bulunan butonları kullanarak o ülkelere ait özel marşları dinlemenizde mümkün olacaktır. Giriş ücreti olarak öğrenci olduğumuz için € 15 verdik. Ancak kesinlikle verdiğimiz ücrete değerdi.

Mini-Europe

Belçika Brüksel Kraliyet Sarayı 

Belçika’nın eski Kraliyet ailesi, bu sarayda yaşarlardı. Gösterişli saray görülmeye değer büyük şık bir havuzuyla, turistlere kapısını açmaktadır.

bruksel-kraliyet-sarayi

AutoWorld

Genelde eski ve klasik araçların yer aldığı bu büyük müze, lüks araçlara da ev sahipliği yapmaktadır. Araba severlerin çok ama çok eğleneceği bu merkez görücülerine birçok markayla açıktır.

auto-world

Brüksel’e Nasıl Gidilir?

Brüksel’e Türkiye’den gidecekler için tek seçenek İstanbul Aktarmalı olarak biliyorum ki bende öyle gittim. Gittiğiniz zaman genel olarak bütçe korumak istiyorsanız, tercih etmeniz gereken havaalanı: Charleroi Brüksel Havaalanı olacaktır. Şehir merkezine 60 kilometre uzaklıkta bulunan bu havaalanına gitmek için transfere ihtiyacınız olacağı kesin. Transfer için ödeyeceğiniz miktar ise internetten daha önceden online satın alanlar için € 14, yapmamış olanlar için ise € 17‘dur. Şimdi diyeceksiniz OHA! Evet tamamen katılıyorum size. Neden derseniz tamamen dolandırıcılık, başka bir şey değil. Neden derseniz hızlı ve konforlu olan trenle 120 kilometre gidip, gidiş-gelişe € 12 ödedim. Ancak 60 kilometre için toplamda € 28

Yapacak maalesef hiçbir şey yok. Boşu boşuna bakınmayın. Ancak dönüşte şöyle bir şey yapabilirsiniz: Midi istasyonundan Charleroi merkeze bilet almalısınız. Ancak bileti alırken 26 yaşının altındaysanız tren ücreti € 6. Buda demek oluyor ki, bir bilette merkezden havaalanına almalısınız. Oda yine 26 yaş altı için € 4 – 5. Yani bu yolla birlikte totalde € 20 22 arasında bir şey ödüyorsunuz.

Soracak olduğunuz her türlü soruya yardımcı olacağımdan emin olun. İyi seyahatler yoldaşlarım!

1 YORUM

CEVAP VER